19 Şubat 2011 Cumartesi

Hayata Kısa Bi' Bakış


    Şuanda sıkılmakla meşgulum. Sigara ve kahve içiyorum. Youtube'da subscribe yaptığım GaramjımdakiEjder isimli kanalın ateizm propagandası yaptığı ve dini eleştirdiği videolarını izliyorum. Bu çok eğlenceli ki bir insanın, yakın zamanda kanun olarak bahsedilecek evrim teorisinin içine girerek milyarlarca yıl önce bir hayvan olduğunu öğreniyor ve bu gerçekten keyifli bir fikir. Yani bir düşünsenize onlar kadar özgür ve kuralsız olduğunuzu? Onlar kadar vahşi ve bencil. Şimdiyse özgürlük, kuralsızlık, vahşet ve benmerkezcilik ahlak yasalarının en büyük günahlarından olarak addediliyor. Asıl yuvamız doğadan tam anlamıyla kopup onu yok etmeye ve değiştirmeye başlamamızla dünyayı kesinlikle bir cehennem hâline getirdik. Getirmedik mi? Bizim ait olduğumuz yer taş betonlar, uzun sütunlar, gökdelenler değildi! Bu yapıların fikir sahibi kimdi acaba? Sanırım fikir sahibi atalarımızın (keza bizim de) barınma, sığınma ve korunma ihtiyacıydı. Takribi olarak da lüks kattık içine samandan çadırlarımızın ve büyüdüler, büyük büyük yapılar haline gelip doğayı kümedışı ettiler. Bunun sonucu olarak ise ana haber bültenlerinde "Bilimadamları kıyamet tarihini verdi" türü haberler izliyoruz. Biz nasıl doğaya muhtaç isek, bitkiler ve hayvanlar da muhtaç ve yok olan doğa onların fonksiyon grafiklerinde kötü bir azalmaya neden olarak dolaylı yoldan vücudumuza zehri yerleştiriyor. Gerek zehirli, sağlıksız besinler, küresel ısınma gerek fabrikalardan aşırı dozda yükselen kara dumanlar.
Ama ben dünyanın sonunun geliyor olmasından memnunum. Çünkü bazen tüm insanlığı sevebiliyorum ve mutluluğu var olmamakta buluyorum. Diğer insanlar da tümden yok olduklarında artık acı kalmayacak. Dünyaya geldiğimiz anda bize işlenmeye başlanan tabular, bir yol seçme gerekliliğimiz, gerçekleşmeyecek hayaller, sürekli işlev halindeki acılı olaylar, bir şeyi istememiz ve hedeflememiz baskısı, dışlanmak, uyum sağlayamak ve daha bir çok problemden yok olarak kurtulabiliriz. Evet, herkesin kurtulmasını istiyorum. Asla kötü bir niyetim ya da içten içe bir kızgınlığım yok bunu söylerken. Şimdi aklıma geldi de... Hayatın en sevmediğim yanı birini/birilerini sahiden sevmek. Çünkü bir gün o sevdiğin insanı/insanları ölüme uğurlayacağını biliyorsun ve bu gerçekten iç söküyor. Bundan dolayı, sevdiklerimle hiç tanışmamış olmayı dilerim bazen. Ölümden sonra yaşama inanmam. Bu yüzden bir insanı son kez gördüğümüzden emin olmak hayatın en can alıcı kısmı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder